 |
|
 |
|
Eğitim
Ana okulumuzda uygulanan eğitim programı, MEB müfredatına uygun olarak hazırlanır.Her yıl, bir önceki yılın programını gözden geçirip, güncel değişiklikler üzerinde tartışılarak hazırlanır ve Yıllık Eğitim Programı olarak uygulamaya konur.
Her ay düzenli olarak Aylık Eğitim Toplantısı yapılır. Bu toplantılarda, aylara ve yaş gruplarına göre hazırlanan eğitim ve çalışma yaprakları üzerinde öğretmenlerle görüş alış verişinde bulunulur. Aylık Eğitim Programını alan öğretmen, bu programı kişisel katkılarıyla da pekiştirerek, o ay içerisinde uygular. Hedefimiz kavram eğitimi ve çocuklara kazandırılacak davranışlardır. |
|
| |
|
|
|
Serbest Zaman
Program, 08:00'de Serbest Zaman adı verilen oyuncak saati ile başlar. Bu saat 09:15'e kadar sürer. Bu saatte çocuk sınıftaki istediği eğitsel oyuncaklarla, dilediğince oynayabilir. Oyun, eğitim programımızda en çok önem verdiğimiz etkinliktir. Çünkü, çocuk oyun içinde yaşayarak öğrenir.
Sabah sınıfa giren çocuk , öğretmeni ve arkadaşlarıyla günaydınlaştıktan sonra, öğretmenin önceden çıkarıp hazırladığı oyuncaklardan istediğini seçerek oynamaya başlar. Ya da isterse yine önceden hazırlanmış olan Sanat masasına geçerek, serbest resim, tuz seramiği vb. etkinlikleri yapabilir. Yapılandırılmamış oyuncaklarla oynayan çocuk, dilerse bunları toplayıp yerine koyarak başka oyuncaklarla oynayabilir. Oyuncakları arkadaşlarıyla paylaşabileceği gibi, onlarla bir grup oluşturup grup oyunları (evcilik ve rol oyunları) oynayabilir. Oyuncak seçmede kararsız ise öğretmen yardımcı olur. Öğretmenle doğrudan kurulan diyalog genellikle çocuğu rahatlatır. Bu, Serbest Zamanın önemli bir niteliğidir. Çocuk, öğretmenle kurmaya çalıştığı bireysel diyalogda öğretmene istediğini anlatabilir; öğretmeninde serbest zamanda onu dinleme olanağı daha geniştir. Eğitim saatlerinde ise öğretmen tüm gruba seslenmek, tüm çocuklarla aynı anda ilgilenmek durumundadır. |
| |
|
|
Eğitsel Masa Etkinliği
Eğitsel masa etkinliği, kahvaltı sonrası çocuğun bireysel gelişimini, arkadaşları ile olan iletişimini gözlemleme, öğrendiklerini pekiştirme, öğretmenle bireysel diyaloga girme ve aynı zamanda öğretmen için çocuğu gözlemleme ve değerlendirme sürecidir.
Çocuk, tüm bu süreci yaşarken başladığı bir işi bitirebilme, gruba ait olduğunu hissetme, düzenli olma, paylaşma, kurallara uygun davranma, başkalarının hakkına saygı gösterip sıra bekleme ,kendi hakkını savunma vb. birçok toplumsal kuralı ve moral değeri yaşayarak öğrenir ve benimser.
Geç gelen çocuk arkadaşları ve öğretmenleriyle sıcak bir iletişim kurup, söyleşmeye fırsat bulamadan kendisini eğitim programının içerisinde bulur. Oyuncaklar ortadan kaldırılmıştır. Gruba hemen katılması çok güçtür ve kendisini dışlanmış hisseder. Bu da, çocuğun güne huzursuz başlamasına ve yürütülen etkinliklerden olumsuz yönde etkilenmesine neden olur. Kendini gün boyunca yalnız hisseder. Sürekli geç gelen çocuk için sorunun boyutları daha geniştir; çocuğun sosyal gelişiminin sekteye uğraması söz konusudur. Bu yüzden çocukların zamanında yuvada olması konusunda hassasiyet gösterilmelidir. |
|
| |
|
|
|
Sohbet
Masa etkinliği sonrası genellikle “Sohbet” adını verdiğimiz etkinlik yer alır. Bu, çocuklarla öğretmenin çeşitli konulardaki bilgi alışverişinden oluşan bir etkinliktir. Seçilen bir konu, çocuklarla soru yanıt biçiminde söyleşide bulunularak işlenir. Ayrıca sohbet görsel ve işitsel araç gereçler kullanılarak da pekiştirilir. Sohbet saatinin amacı, çocukların ele alınan konu hakkında bilgi sahibi olmalarının yanı sıra, anlatım yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olmak, düşünme yeteneğini geliştirmek, dinleme alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olmak, grup içinde söz alıp düzgün konuşma alışkanlığı kazanmalarını sağlamak ve düşüncelerini savunup başka düşünceleri de dinlemeyi öğrenmelerine yardımcı olmak biçiminde özetlenebilir. |
| |
|
|
Sözel Etkinlikleri
Günlük eğitim programında yer alan tekerleme, bilmece, şiir, parmak oyunları, kelime oyunları, kukla, öykü ve masallardır. |
|
| |
|
Kukla;
Kukla oyunları ile çocuk kişisel bir takım duygu ve düşüncelerini yansıtır. Çocuk kukla ile kendini özdeşleştirerek empati kurmayı öğrenir. Dolayısıyla kukla çocuğa verilmek istenen ahlaki değerlerin, dolaylı iletilerin hayal gücünün en iyi anlatım biçimidir. |
|
|
|
|
Öykü-Masal;
Öykü ve masala gelince... Çocuklar masalı çok sever ve sürekli okunsun, anlatılsın isterler (Özellikle 3 yaş ve altı çocuklara masal okumak yerine anlatmak tercih edilmelidir) Çünkü, masalda anlatılanları iç dünyalarında canlandırarak kendilerince düşünsel bir takım yargılara varırlar. Eğitim programımızda yoğun bir biçimde yer alan öykü ve masalların yanı sıra, “Ayın Masalı” adını verdiğimiz ve bir ay boyunca sınıfta hemen her gün okunan ya da anlatılan bir masal vardır. Oysa çoğu velinin yakındığı konulardan biri çocuğun hemen her gün aynı masalın anlatılmasını istemesidir. Yetişkinlerin düşündüğünün tersine, çocuklar aynı masalı sürekli dinlemekten kesinlikle sıkılmazlar. Her okunuşta sanki ilk kez duyuyormuşçasına büyük bir ilgi ile dinlerler. Çünkü her dinleyişlerinde yeni bir ayrıntıyı keşfederek, masalı daha iyi anlarlar. Bununla birlikte çocuk öğrendiği, bildiği şeylerin yinelenmesinden hoşnut olur. Bu ona güven verir. Sürekli dinleyip iyice öğrendiği bir masalı anlatabilir bir duruma gelmesi, onun için sonsuz bir mutluluktur. Bir masalın sürekli anlatılması ile sürdürülen bu yöntem, çocuğun sözcük dağarcığını da zenginleştirir ve bu sözcükleri tümce içinde doğru ve yerinde kullanmayı öğrenir. Ayrıca ayın sonunda çocuk tarafından özümsenen masal oyunlaştırılır. |
|
|
|
Kavram Eğitimi
Eğitim programımızda yer alan yaş gruplarına uygun matematik ve kavramsal eğitime yönelik çalışmalar, çocuğu kesinlikle zorlamadan, değişik ve çeşitli materyaller kullanılarak, oyun içerisinde gerçekleştirilir. Bilişsel gelişime yönelik bir başka etkinliğimiz de, verilen kavramlara ya da işlenen konulara paralel olarak yürütülen, onları pekiştirici nitelikteki çalışma yapraklarıdır. Çalışma yaprakları, yaş grubu göz önüne alınarak basitten karmaşığa doğru düzenlenen test tipi uygulamalardır. Uygulanan çalışma yapraklarının amacı, çocuğun dikkat toplama becerisinin gelişmesine destek olmak ve çocuğa değişik malzemeler kullanarak, öğretmenin yönergelerini grup içerisinde yerine getirebilme alışkanlığı vermektir. Başladığı çalışmayı sonlandırma yetisi, küçük kas gelişimi, el-göz koordinasyonu, konsantrasyon, öz güven kazanma, sabır gösterebilme ve toplumsal-düşünsel gelişim açısından çok yararlı olan bu çalışma yaprakları, çocukların çok hoşuna gitmekte ve sürekli yinelenmesini istemektedirler.
Bir sonraki yıl ilkokula başlayacak olan çocukların bulunduğu hazırlık grubunda, diğer yaş gruplarından farklı olarak günlük çalışma yaprağı programının yanı sıra, programda çizgi ve defter çalışmaları ile beş ay süreyle ayda bir kez yapılan “Genel Test” uygulaması yer alır.
Çizgi ve defter çalışmalarının amacı, doğru ve düzgün defter, kalem kullanma alışkanlığı kazandırılmasıyla birlikte, yazmaya ilk adım olan temel çizgileri ve yönlerini doğru yapabilmelerine yardımcı olmaktır.
Ayda bir kez uygulanan genel testlerin amacı ise, verilmiş olan kavramların grup tarafından ne düzeyde öğrenildiğini saptamak, verilen materyalin yardımsız üstesinden gelebilme yeteneğini gözleyerek, sınıf öğretmeni dışındaki bir kişinin verdiği yönergelerin belli bir sürede yerine getirilmesini sağlamaktır.
Çalışma yapraklarımız
|
|
| 3 yaş (küçük yaş) |
haftada 2 gün uygulanır. |
| 4-5 yaş (orta yaş) |
haftada 3 gün uygulanır |
| 6 yaş (hazırlık) |
haftada 5 gün uygulanır. |
|
|
|
|
|
Gezi
Yaşayarak ve görerek öğrenmeye verdiğimiz önem nedeniyle, eğitim programımızda işlenen konularla ilgili çeşitli gezilerin düzenlenmesi, yuvamızdaki önemli etkinliklerdendir. Örneğin; sağlığımız konusu işlenirken, çocukların araştırıp evden getirdikleri resimlerle, etkinliklerle, soru yanıt yöntemiyle aktarılmasının yanı sıra, öğrenilenler sağlık kuruluşuna yapılan bir gezi ile pekiştirilir. |
|
|
|
|
Orman-Yürüyüş-Park-Bahçe
Güzel havalarda yapılan orman gezileri, yürüyüşler, park, bahçe ve kum havuzu oyunları da programımızın dışa dönük etkinliklerindendir. Hava koşulları uygun olduğunda sık sık yapılan sınıf yürüyüşlerinin amacı, çocukların bedensel hareket gereksinimlerinin yeterince karşılanabilmesidir. Arabayla yuvaya gelen ve -çeşitli oyunlar da oynasa- yuvada yeterince hareket edemeyen, yine arabayla evine dönüp, uyku öncesi birkaç saatini de televizyon karşısında hareketsiz geçiren çocuğun kuşkusuz bu tür etkinliklere gereksinimi vardır. Bu, çocuğun büyük kas motor gelişiminin desteklenmesi açısından da son derece önemlidir. Öğretmeni ve arkadaşlarıyla yürüyüşe çıkan çocuk, aynı zamanda çevresinde gördüklerini inceleyip, tanıma olanağını da bulur. Mevsim değişikliklerini çocuklar gezi sırasında inceleme fırsatı bulurlar. |
|
|
|
|
Deney
Yaparak,yaşayarak ve görerek öğrenmede bir başka uygulamalı etkinlik de deneylerdir. İlkbaharda her çocuğun evden getirdiği yoğurt kaplarına tohum ekilmesi, her gün sulanıp, bakılması ve yapraklanınca da eve götürülmesi; kışın karda oynama, karı sınıfa alıp inceleme, eritme ve suyun buharlaşmasını gözlemleme; sonbaharda kuruyan yaprakları toplayıp yapılarını inceleme; kışın yaprakları dökülen ağaçları inceleme ve çam ağacının yapraklarının neden dökülmediğini araştırma; ara renklerin ana renklerin karışmasıyla elde edildiğini uygulayarak öğrenme; C vitamininin önemini öğrenip sınıfta limon ve portakal suyu sıkarak içme; meyve saltası ve mantı yapma, yaz aylarında suyla yapılan çeşitli deneyler ve beş duyu organını tanıtmak için yapılan deneyler... Tüm bu sıraladıklarımız, yuvada uygulanan canlı deneylerin yalnız bir bölümünü oluşturmaktadır. Deney programı, çocukların hoşlanarak katıldıkları programların başında gelmektedir. |
|
|
|
|
Resim
Resim çalışmaları da eğitim programımızda özel önem verdiğimiz etkinliklerdendir. Resim, kişinin yaşama bakış açısını anlatım biçimi ve bilinçaltına itilmiş kimi sorunları aktarmada yararlanılan bir araç olarak değerlendirildiğinde, çocuklar için bu etkinliğin ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılır. Öyle ki, resim çalışması bir çocuğun gelişiminin adım adım izlenebileceği bir alandır. Çocuğun karalamaları bile çok önem taşır. 2-3 yaş çocuğunun bulunduğu ilk aşama da, bu karalama aşamasıdır. Bu aşamada kağıdı, boyayı, kalemi tanır. Tüm renkleri denemek ona yeni bir heyecan, yeni bir mutluluk verir. Somut bir şeyler çizmekten çok, kağıt üzerinde değişiklik yaratmak ve yalnızca rengarenk karalayıp boyamak onu tatmin eder. Kol hareketi omuzdan olduğu için büyük alanlarda karalama yapmaya gereksinim duyar. Çocuklar için duvara büyük bir kağıt asarak yada sınırlanmış bir duvarı ona ayırt ederek, çok çeşitli malzeme kullanmasını sağlayın . Çeşidi bol malzeme ve teknik kullanmak, yavaş yavaş beceri kazanmasını sağlar.
3-4 yaş çocuğun kağıdı döndürerek kullandığı, karalamaları sırasında bazı öyküler anlatmaya başladığı dönemdir. Bu aşamayı bol bol karalama yaparak, sağlıklı bir biçimde geçiren çocuk, -bedensel ve düşünsel gelişimi de normal düzeydeyse- giderek daha güçlü çizgiler ve basit şekiller çıkarmaya başlar. Dört yaş döneminde denemeler sürer; çizgiler daha net hale gelir. Çevresinde gördüğü yuvarlak biçimli tüm nesneleri çizmeye çalışır. Örneğin bir çember çizer ve bunu bir insan kafası kabul ederek, kolları bacakları bu kafadan çıkarır. Bu yaşta dirsek ve daha sonrasında bilek hareketlerini de kullanmaya başlamıştır. Artık dikkatli ve özenli bir biçimde çalışabilir. Ancak yapılan resimlerde fantezi (hayal ) unsuru sıklıkla gözlenir. Örneğin birden fazla güneş çizilir ya da bulutların üzerine bir çocuk oturtulur. Renkler doğal kullanılmaz. Bu dönemde kırmızı yapraklı bir ağaç ya da mavi saçlı bir adam yapmak çok doğaldır. Çizimlerin büyüklükleri mekanla bağlantılı değildir. Çocuk kendisi için önemli olan ayrıntıları çok büyük boyutlarda çizer. Örneğin, çizilen bir bahçe resminde çiçeklerle ağaçlar aynı boydadır. Çizilen nesnelerin içinin boyanması, bu yaş çocuğunun en çok hoşuna giden şeylerdendir.
Beş yaş döneminde bilek ve daha sonrasında parmak hareketleriyle daha ince çalışabilir. Resimde vücut anlayışı gelişir. Çocuk nesneler arasındaki ilişkileri resimleyebilmektedir. İnsan figürü için ölçülenmiş simgeler çizilmeye başlar. Çocuğun çevre ile ilişkileri de giderek, resimlerine yansır; edindiği yaşamsal deneyimleri kağıda aktarmaya başlar.
Tüm bunları göz önünde bulundurarak konulu ve konusuz resimlere geniş yer veriyoruz. Amacımız çocuklara kaliteli ve bol çeşitli malzeme sunarak, onların bu alandaki içgüdülerini uyandırıp, yeteneklerinin gelişmesine olanak sağlamaktır. |
|
|
|
|
Diğer Sanatsal Etkinlikler
Mum boya, sulu boya, gazlı boya ve kuru boya ile yapılan resim çalışmalarının dışında; diğer sanatsal etkinlikleri parmak boya, sihirli boya, suluboya ile yapılan üfleme, püskürtme, baskı ve şablon çalışmaları; elişi ve fon kağıtlarıyla yapılan yırtma-kesme-katlama-yapıştırma çalışmaları, kolaj çalışması, dikiş çalışmaları ve yoğurma maddeleri olarak sıralayabiliriz. Yoğurma maddeleri özellikle 3 yaş çocukların çok sevdiği bir çalışmadır.Ayrıca çocukta ince kas gelişimini destekler. |
|
|
|
|
Armağan Yapımı
Sanatsal etkinliklere değinirken, Yeni Yıl, Anneler Günü, Babalar Günü gibi özel günlerde çocukların yuvada hazırlayıp, eve götürdükleri küçük armağanlardan da söz etmek gerekiyor. Çocuğun kendi el emeği ve becerisini kullanarak yarattığı ve parayla satın alınabilecek tüm armağanlardan daha değerli olan böyle bir armağanı ailesine sunması, hem kendisi, hem de ailesi için sonsuz bir mutluluk kaynağı olmaktadır. |
|
| |
|
|
|
UZMAN DERSLERİMİZ
Satranç
Tüm gelişmiş ülkelerin okul öncesi eğitim kurumlarında yaygın olarak uygulanan ve zeka geliştirici bir oyun olarak değerlendirilen satranç da programımızda yer alan etkinliklerdendir. |
| |
|
|
|
Jimnastik
Uyguladığımız jimnastik programı, çocukların fiziksel gelişimleri göz önünde bulundurularak ve gösterdikleri beceriler doğrultusunda hazırlanıp uygulanır. |
| |
|
|
|
Müzik ve Hareket Eğitimi
Eğitim programımız içinde önemli bir yeri olan müzik eğitimi, Orff yaklaşımını temel alan, özgün bir programdır. Ünlü Alman besteci Carl Orff tarafından geliştirilen bu yöntemde, ön planda olan teknik beceri ya da müzik yeteneği değil, etkin katılım ve müzik toplumuna uyum sağlamadır. Çocuklar doğal el ve ayak hareketleri ile müziğe uyum sağlamaya çalışırlar. Daha sonra ritim çubukları, vurmalı çalgıların etkin olduğu ezgi çalışmalarına geçilir. Ritim ve ezgi Orff metodunun iki temel özelliğidir. Orff çalgıları akort istemeyen kolay çalınan çalgılardır. |
| |
|
|
Carl Orff Diyor ki; …. elementer müzik asla yalnızca müzik değildir. Hareket, dans ve dil ile bağlantılıdır…..
Elementer müzik, başka dalların arasında bir dal olarak kabul edilmemeli, öğretmen eğitiminin merkezine yerleştirilmelidir…. Elementer müzik herkes tarafından öğrenilebilir.
Carl Orff-1964 |
| |
|
|
|
Halk Oyunları
Çocukta büyük kas koordinasyonunu destekleyen, severek katıldıkları, uyum içerisinde birlikte iş yapabilme yeteneği kazandırma açısından önemli bir çalışmadır. |
| |
|
|
|
İngilizce
İngilizce eğitiminde amaç eğitim programına paralel olarak çocukların yabancı bir dille tanışmasını ve kulak dolgunluğu kazanmalarını sağlamaktır. Ayrıca ilkokulda yabancı bir dille tanıştıklarında zorlanmamalarını sağlamaktadır. |
|
|
|
|
Gölge ve Mim
Çocuğun bedenini ve mimiklerini doğru kullanarak kendini ve duygularını doğru ifade etmeyi öğrenmesi açısından mim çok önemli bir araçtır. Gölge oyunu ise çocuğun bir yandan yaratıcılığını geliştirirken, bir yandan da dili düzgün kullanmasını ve anlatım becerisinin güçlenmesini sağlar. Hayal gücünü geliştirir. |
|
|
|
|
Resim ve seramik
Seramik çalışmaları çocuğa dinginlik kazandırır. Çocuk öğrendiklerini ve hayal ettiklerini şekle dökebilme fırsatı bulur. Resim çalışmaları olarak eğitim programının dışında farklı teknikler öğrenir. Çocuk sanatsal yeteneği geliştirmiş olur. |
|
|
|
|
Tiyatro ve sinema
Çocuklarımızı kültürel açıdan zenginleştirir. Hayal gücünü güçlendirir. Kurum olarak tercihimiz çeşitli kukla tiyatroları ve konusu çocuğa uygun olarak seçilmiş tiyatro türleridir. |
|
|
|
|
Kültürel ve araştırma gezileri
Bu geziler genelde müzeler, Anıtkabir, Gözlemevi, Meteoroloji, kuş gözlemi, Türk Kuşu, Devlet Demiryolları, Eğmir Gölü, Telekom, Hayvanat bahçesi, Meclis, Atatürk Evi, Bilim müzesi, Oyuncak müzesidir.
Bu çalışmalar alanında uzmanlaşmış arkadaşlar tarafından uygulanır. |
| |
|
|
DEĞERLENDİRME
Gözlem Formu
Çocuk yuvaya kayıt olduğunda, sınıf öğretmenleri, “Gözlem Formu” ve “Değerlendirme Formu” olmak üzere her çocuk için iki ayrı form oluşturur. Gözlem Formunda öğretmenin çocuk hakkındaki izlenimleri, okula geliş gidiş, aile ilişkileri, koordinasyon etkinlikleri, uzman derslerindeki durumu, oyuncaklara ilgisi vb. konularda notlar bulunur. Çocuğun yuvadaki gelişim sürecinin izlenmesi açısından çok önemli olan bu form, herhangi bir nedenle öğretmen değişikliği söz konusu olduğunda, yeni gelen öğretmen için de çok yararlı olmaktadır.
Değerlendirme Formunda 1-2 yaş, 2-3 yaş, 3-4 yaş, 4-5 yaş ve 5-6 yaşlara ilişkin değerlendirmelerin tümü yer alır. Bu değerlendirmeler 3 ayda bir yapılıp, sonuçlar 6 aylık periyotlarla velilerle paylaşılır. Çocukların görsel algı ve kavram , el göz koordinasyonu, matematiksel düşünce, sözel, işitsel, sosyal, duygusal, ve bedensel gelişimlerinin yanı sıra, özel meraklarıyla ilgili açıklamaların da ayrıntılı olarak verildiği bu değerlendirme formu; veli toplantılarında, özel görüşmelerde gösterilir. Hazırlık sınıfını bitiren çocuklarımızın ilkokul öğretmenleri de bu değerlendirmelere gerek duyabilmektedirler. |
| |
|
|
|
|
|
|
YUVADA YEMEK VE UYKU
Yemek
Küçük yaştaki çocuğun beslenmesi çok yönlü ve etkisi güçlü bir süreçtir. Bu konuda yuva olarak üzerinde durduğumuz temel nokta, temel beslenme eğitiminde çocuğa nasıl yaklaşılacağı ve onun nasıl yönlendirileceğidir.
Yuvada başkalarının ne yiyip içtiklerini ve bunu nasıl yaptıklarını gözlerler. Gözledikleri “yeni” şeyleri doğal olarak kendileri de denemek isterler. Tabi bu arada neler yediklerini, neyle beslendiklerini de somut bir biçimde gözlemleme olanağına sahiptirler.
Çocuklar yuvada, grup halinde birkaç kez kendileri de yemek hazırlama olanağı bulurlar. Bu, onlar için çok değişik ve heyecan verici bir olaydır. Yemek ve kahvaltı mönüleri, her ay “Aylık Yemek Listesi” olarak düzenlenir ve velilere verilir. Aylık yemek listesi içinde yer alan “Açık Büfe” ibaresi eğitimin bir parçasıdır. Açık büfede amaç çocuğun “istediği yemekten istediği kadar” yiyebilmesi, dolayısıyla tercih hakkını kullanması, sırada beklemeyi öğrenmesi ve seçme yetisi kazanmasıdır.
Öncelikle sağlıklı ve iyi bir beslenmenin nasıl olacağı sorusunu yanıtlamak gerekiyor. Çocuğun günlük ve genel beslenmesinde alması zorunlu olan besinler hangileridir; çocuk nelere gereksinim duyar?
Genelde tüm anne babalara göre çocukları iştahsızdır. Oysa, yuvada gözlemlediğimiz; çocukların sevdiği, rahat yiyebildiği, dengeli besinlerden oluşan ve yaşına uygun miktarda verilen yemekleri zorunlu olarak değil, arkadaşlarıyla birlikte, iştahla ve keyifle yedikleridir. Düzenli aralıklarla yapılan boy ve kilo ölçümlerinde elde edilen rakamların sürekli yükselmesi de, beslenme konusunda amaca ulaşıldığının bizler için en güzel kanıtıdır.
Velilerimizin duraksadığı noktalardan biri de, eve “Açım yiyecek ne var?” diye gelen çocuğun yuvada yeteri kadar yemek yemediği olabilir. Ancak, çocuğunuzun bütün gün yuvadaki programa ayak uydurabilmek için çok fazla enerji harcayarak, eve geldiğinde acıktığını söylemesi sizleri hoşnut etmelidir. Çünkü bu, onun dengeli beslenip, enerjik bir yapıya erişmekte olduğunun bir kanıtıdır. Ayrıca ikindi kahvaltısı ile eve gidiş saati arasında 1.5-2 saatlik bir süreç vardır. Bu süreçte çocuğun acıkması gayet doğaldır. |
| |
|
|
|
Uyku ve Temizlik
Yuvamızda öğle yemeğinden sonra “Uyku Saati” vardır. Bu uygulama hazırlık sınıfımız hariç yuvadaki tüm gruplar için geçerlidir. Yemekten sonra elini, ağzını yıkayan ve dişlerini fırçalayan çocuk daha önce hazırlanmış olan yatağına giderek, üzerini değiştirir ve pijamalarını giyerek yatar.
Her çocuğun kendi giyinebilmesine karşın, öğretmen gerekli gördüğünde yardıma hazırdır. Tüm çocuklar yattıktan sonra öğretmen bir öykü kitabı anlatır. Sonra da hep birlikte “iyi uykular” dileğinde bulunularak müzik eşliğinde uyunur. Uyuyan çocuklardan, uyku saatinin bitimine kadar nöbetçi öğretmen sorumludur.
Uyku saatinde uyumayan çocuklar da olabilmektedir. Kesinlikle uyuması için zorlanmazlar. Çünkü, bu durum bir gereksinimi karşılamak değil, yalnızca çocuğa eziyet çektirmek olacaktır. Bu yüzden uyumayan çocuklar bir süre dinlendikten sonra, uyuyan arkadaşlarının yanından sessizce çıkartılıp, ayrı bir sınıfa alınırlar ve sınıfta – arkadaşları uyanıncaya kadar diğer nöbetçi öğretmenlerin gözetiminde- pasif bir program yürütülür. Pasif program yürütülmesindeki amaç, uyku saatinde uyanık kalmayı çekici hale getirmek değil, diğer çocukların da özenmelerini önlemek ve uyku saatinin zorunlu değil, ama gerekli bir saat olduğunu kabul ettirmektir. |
| |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|